Bu günlerde ki en büyük düşmanımız önyargı;
En çok ihtiyacımız olan ise diyalogdur...

GÜNHAN AYHAN YILDIZHAN GÖKHAN DAĞHAN DENİZHAN
KAYI YAZIR AVŞAR BAYINDIR SALUR İĞDİR
BAYAT DÖĞER KIZIK PEÇENEK EYMÜR BÜĞDÜZ
ALKAEVLİ DODURGA BEĞDİLİ ÇAVULDUR ALAYUNTLU YIVA
KARAEVLİ YAPARLI KARKIN ÇEPNİ ÜREĞİR KINIK

Dört Nala Gelip Uzak Asya'dan,
Akdeniz'e Bir Kısrak Başı Gibi Uzanan Bu Memleket Bizim...
Nazım Hikmet Ran.

Tarihsel Kaynaklar, Oğuzkağan'ın Mitolojik bir kişi olduğundan bahsetmektedir. Bu mitolojik kişiliğin bizi bugünlere nasıl taşıdığı ise bir muamma değil elbette ki. Türk Tarihi içerisinde yer alan güçlü ve kahraman kişilikler hep olağanüstü yetenekleri ve insanüstü güçleri öne çıkartılarak bir hikaye tadında günümüze kadar anlatılmıştır. Bu tavır Dinsel inançlarının bir gereği olsa gerek diye düşünmekteyiz. Yani bazı şeylerin sembolize edilerek anlatılması Türk inanç sitemi içerisinde yer alan ve İslamiyet öncesindeki dinsel inançların bir uygulamasından başka bir şey degil elbette. Yoksa Mitolojik bir kişiliğin bu kadar gerçek bir soy ağacı yaratması mümkün mü.

       Böylesi bir gerçekten hareketle Makro anlamda bir "soyağacı" çalışması yaptık. Bu çalışma kafatasçı bir mantık içermemektedir. Anadolu'nun gerçek hümanistlerinin kimliğinin dışa vurumudur. Anadolu'da kendini bulan şu anki Türk Kimliği'nin gerçek mayasını bu unsurlar oluşturmaktadır. Bu bir gerçektir. Bu kimlikle Anadolu'da içe dönük yaşamayı tercih etmiş sadece gözlemci olmuş, kendilerini ifade edememiş ve suskun kalmışlardır. Bu durum çok ilginç değil mi? Hem bu ülkenin temelini oluşturacaksın hemde herşeyin dışında garip kalacaksın. Maalesef Anadolu'da böylesi bir gerçek var. Benim ve benim gibilerin yaptığı bu pası kazımak cevherin ışıltısını göstermenin ötesinde bir şey değil.

       Bu Oğuzların Soyağacı çalışmanın alt yapısı Tokat Artova'lı Emekli Öğretmen Hasan YILMAZ tarafından hazırlanmıştır. Tüm Anadolu'da yaşayan OĞUZ KÖYLERİ'nin tek tek derlenmesini bu öğretmenimize borçluyuz. Kendisini bu çalışmasından ötürü kutluyor, saygılarımı sunuyorum.

Murat GÜRBÜZ